Peygamberimizin Yüksek Ahlakı

PEYGAMBERİMİZİN YÜKSEK AHLAKI-1
وانك لعلي خلق عظيم(قلم:4)
“Hiç şüphesiz sen yüksek bir ahlak üzeresin”
Hz Aişe’ye, Peygamberimizin ahlakının nasıl olduğunu soruyorlar. O da “Siz hiç Kur’an okumaz mısınız? Onun ahlakı Kur’an’dır.” diyor.
لقد كان لكم في رسول الله اسوة حسنة لمن كان يرجوالله واليوم الاخر(الاحزاب:21)
“Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman kimseler için Allah’ın resulünde sizin için en güzel örnekler vardır.”
Peygamberimiz; “üsve-i hasene” en güzel örnek. İyi ve güzel olan her konuda. Bunu Allah söylüyor. Onun özellikle Peygamber olduktan sonra atığı her adım, söylediği her söz, yaptığı her iş, geliştirdiği her ilişki bizim için örnektir. Çünkü, O günah işlemez,masumdur. Peygamberler ismet sıfatını haizdirler. Peygambere her hangi bir postacı gibi bakamayız. O dinin hem tebliğcisi, hem de en güzel örneklerle kendi hayatında ve toplumunda davetinin en iyi uygulayıcısıdır.
ادبني ربي فاحسن تأديبي
“Beni Rabbım terbiye etti ve terbiyemi en güzel yaptı.”
Allah’ın terbiye ettiği bir insan tabiki bizim için biricik önder,rehber ve örnek olacaktır. Peygamberimizin doğmadan babasını, altı yaşında annesini, sekiz yaşında dedesini kaybetmesi, Onun terbiyesindeki beşeri etkiyi en aza indirmeye yönelik ilahi bir hikmet olduğu yönünde yorumlar yapılmaktadır.
Şimdi bazı ahlaki sıfatlardan hareketle Peygamberimizi tanımaya çalışalım:
1-Doğruluğu: 35 yaşında Muhammdü’l-Emin (En güvenilen ) unvanını alıyor toplumundan. Müşrikler Ona şair,kahin, cin çarpmış vs diyorlar ama hiçbir zaman yalancıdiyemiyorlar. Hatta Ebu Cehil, “Biz seni yalanlamıyoruz,getirdiğini yalanlıyoruz” diyor. Bunun üzerine şu ayet-i kerime iniyor: “Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar, seni yalanlamıyorlar fakat o zalimler açıkça Allah’ın ayetlerini inkar ediyorlar.” (En’am,33)

Haris bin Amir de şöyle diyor: “Ey Muhammed! Vallahi sen bize hiç yalan söylemedin fakat biz sana uyacak olursak (toplumdaki) yerimizi kaybederiz. Bundan dolayı sana inanmıyoruz.” (Ruhu’l-Meani,7/136)
Bizans Kralı Ebu Süfyan’ı kabulünde Ona Peygamberimizin hiç yalan söyleyip söylemediğini soruyor. O da “Asla yalan söylediğini hiç duymadık.” diyor.
Peygamberimiz açık davete başladığı sırada bir Sefa tepesine çıkarak halkı yanına çağırıyor ve “Şu tepenin arkasında bir düşman ordusu var desem bana inanır mıydınız? diye soruyor. “İnanırız zira senin bu güne kadar bize hiç yalan söylediğini görmedik.” diyorlar.
Hudeybiye antlaşması sırasında müşriklerin temsilcisi Süheyl’in oğlu Ebu Cendel müslüman oluyor ve müslümanlara katılmak istediğini söylüyor. Antlaşma maddeleri arasındaMekkelilerden biri müslüman olup da Medine’ye sığınması halinde Medine’ye kabul edilmeyeceği şeklinde bir antlaşma maddesi de var. Bu maddeye istinaden Ebu Amir oğlunu geri istiyor Peygamberimiz de veriyor.
İnsanların en hayırlısı, iyi kalpli ve doğru sözlü olandır.” İbn Mace, Zühd,24)
Abdullah bin Amr anlatıyor: Peygamber evimizde bulunduğu sırada annem çocuğa gel sana bir vereceğim dedi ve hurma verdi. Peygamberimiz; “Eğer çocuğu kandırmış olsaydınız size bir yalan günahı yazılırdı.” buyurdu. (Ebu Davut,Edep,88)

2-Merhameti: “Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya,107)

Taifte taşlanmasını müteakip Cebrail geliyor ve

-Melekler senin emrinde, ne dilerse yapacaklar. İstersen şu dağı Taiflilerin tepesine indirerek onları yok etsinler” diyor. Peygamberimiz; “Hayır,ben bunların soyundan Allah’a ortak koşmayan ve Allah’a ibadet eden bir toplum meydana getirmesini isterim.” diyor.

“Merhamet edene Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.” (Tirmizi, Birr,16) “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”(Ebu Davut, Edeb,18)
Kalbinin katı olduğundan şikayetçi olan bir adama Peygamberimiz, “Kalbinin yumuşamasını ve muhtaç olduğun şeye kavuşmayı arzu ediyorsan yetime merhamet et,başını okşa ve yemeğinden ona yedir. Böyle yaparsan kalbin yumuşar ve muhtaç olduğun şeye kavuşursun.” tavsiyesini yapıyor.
Sadece insanlara karşı değil hayvanlara karşı da merhametli olmayı tavsiye etmiştir. Bir kediyi evde aç bırakan ve ölümüne sebep olan bir kadının Cehennemlik, Susamış bir köpeği kuyudan su çekerek sulayan bir kimsenin de Cennetlik olduğunu haber vermiştir. Açlıktan böğüren bir devenin yanına gitmiş, sahibini sormuş ve

“Hayvanlara gösterdiğiniz böyle muameleden dolayı Allah’tan korkmuyor musunuz?” demiştir. (Ebu Davud, Cihad,47)
3-Cömertliği: Peygamberimiz, kendisinden bir şey isteyeni hiç boş çevirmemiştir. “Ben ancak dağıtıcıyım veren Allah’tır” derdi. Bununla birlikte dilenciliği sevmezdi. Cabir (r.a.), “Peygamberimiz kendisinden bir şey isteyene asla yok dememiştir.”

Bir gün bir şahıs Efendimize bir kumaş hediye etmişti. Efendimizin de ona ihtiyacı vardı. Bir başkası “Bu ne güzel kumaşmış” deyince ona verdi.
Hz. Aişe; “Peygamberimiz üç gün peş peşe karnını hiç doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi.” (Tirmizi,Şemail,43) Peygamberimiz isteseydi krallar gibi yaşardı.
Dilencilikten Nefret Ederdi: “Sizden birinizin bir ip alıp da bir demet odun bağlayarak getirip satması ve böylece Allah Teala’nın o kulun şerefini şuna buna yüz suyu dökmekten esirgemesi, elbette dilenmesinden hayırlıdır.” Eshabtan biri gelerek Peygamberimizden sadaka istemesi üzerine, “Evinde bir şey var mı?” diye sordu. “Bir kilimim var ve bir de su kabım var” dedi. Peygamberimiz,”Hadi onları al gel” dedi. Kilimi iki dirheme sattı. “Bunun bir dirhemi ile çocuklarına yiyecek al. Bir dirhemi ile de ip al, odun sat,on beş gün de gözüme görünme” dedi. On beş gün sonra adam bir dirhem sermaye ile on beş günde on dirhem kazandığını söyledi. Bunun üzerine Allah’ın resulü “Böyle alın teri ile yaşamak mı iyi yoksa kıyamet günü Allah’ın huzuruna dilenci damgası ile çıkmak mı iyi? dedi.

(Kaynak: Diyanet İslam İlmihali, s. 535-541)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>